Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kanada’nın ilk yerli ve bitki bazlı Covid-19 aşısına acil kullanım onayı vermedi. Kanada’daki Medicago firmasının Covid-19 için ürettiği aşıya onay talebi, firmanın ttütün devi Philip Morris ile olan bağları nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından reddedildi. Medicago Başkanı ve CEO’su Takashi Nagao yaptığı açıklamada, DSÖ’nün aşıyı onaylamama kararının, aşının etkinliğine değil, sigara üreticisi Philip Morris’in hissedar statüsüne dayandığını söyledi. Medicago’nun geliştirdiği Covifenz isimli Covid-19 aşısı, Kanada Federal Sağlık Bakanlığından 24 Şubat’ta onaylanmıştı. Şirketin geliştirdiği aşı, dünyanın insan kullanımına izin verilen ilk bitki bazlı aşısı olarak bilinirken aynı zamanda 20’den fazla ülkeden de onay almıştı. DSÖ, Tütün Çerçeve Sözleşmesi (FCTC) kapsamında tütün endüstrisi ile angajmanı olan kuruluş ya da şirketlerin başvurularını onaylamıyor.
***
Verem (tüberküloz) insanlık tarihi kadar eski bir hastalık. Tanı ve tedavisindeki gelişmeler, hastalığı azaltsa da ortadan kaldırmaya yetmiyor. Dünyada 9,9 milyon, Türkiye’de yaklaşık 9 bin kayıtlı verem hastası bulunuyor. Pandemi veremle mücadeleyi de kötü etkiledi. Muayene, korumaya alınanlar, temaslı muayene ve bakteriyolojik inceleme sayıları yarı yarıya, yeni kaydedilen verem hastasıysa yüzde 18 oranında azaldı. Covid-19 pandemisi, verem kontrolündeki ilerlemeyi tüm dünya ve Türkiye’de tersine çevirdi. İstanbul Verem Savaşı Derneği Başkanı ve Türk Toraks Derneği Tüberküloz Çalışma Grubu’ndan Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan bu durumu şu sözlerle anlattı: “Bu konudaki en çarpıcı bulgu tanı konulan verem hastası sayısındaki azalma. 2019’da dünyada 7,1 milyon hastaya tanı konulmuşken bu rakam 2020’de yüzde 18 azalmayla 5,8 milyona düştü. Başka bir deyişle 2012’ye döndük. Tanı tedavi yetersizlikleri nedeniyle ölüm sayıları da arttı ve 2017 seviyesine döndük.”
Dünya Sağlık Örgütü 2021 tüberküloz raporuna göre 2020’de verem sıklığı 100 binde 127. Bu 2019’a göre yüzde 1,9 bir azalmaya tekabül ediyor. Yani, 2000’den beri süregiden azalma yavaşladı. Yine rapora göre, 2020’de yaklaşık 1,5 milyon insan (200 bini HIV pozitif) verem nedeniyle hayatını kaybetti. Bir önceki yıla göre daha fazla insan veremden öldü.
Omicron varyantı tüm dünyada etkisini sürdürüyor. Omicron varyantının yarattığı patlama ile küresel düzeyde toplam vaka sayısı 480 milyona yaklaşırken Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 6 milyon 142 binin üzerine çıktı. Aktif hasta sayısı 59 milyon 283 bin civarında. Son birkaç gündür hafif de olsa aktif hasta sayısında artış var. Yüksek aktif hasta sayısı bulaş tehdidinin hala ciddi olduğunu gösteriyor.
Dünya genelinde yeni vaka sayısı yeniden artış eğilimine girdi. Asya ve Avrupa kıtasında artış devam ediyor. Son 24 saatte yeni vaka sayısı 1 milyon 588 bin civarında, Covid-19’a bağlı ölüm sayısı ise 4 bin 570 kişi oldu. Ülkelere göre vaka sayısı şöyle: Güney Kore (339.4 bin), Almanya (276.7 bin), Fransa (143.6 bin), Vietnam (109 bin), İtalya (75.6 bin) ve Avustralya (58.7 bin).
Türkiye’de ise vaka sayısındaki düşüş eğilimi devam etti. Son 24 saatte 15 bin 303 kişiye Covid-19 tanısı kondu. Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 68 kişi. Toplam vaka sayısı 14 milyon 775 binin üzerine çıkarken toplam can kaybı 97 bin 666 kişiye yükseldi. Test yaptırma konusunda gevşemeler, test sayısına yansıdı. Günlük PCR testi sayısı 288 bin civarında. Vaka sayısında azalma aktif hasta sayısına da yansıdı. Resmi istatistiklere göre 254 bine indi.
Sağlık Bakanlığı’nın günlük olarak açıkladığı verilere göre, son bir haftadır günlük vaka sayıları 20 binin altında seyrediyor. Ölüm sayıları ise Ağustos 2021’den bu yana ilk defa 20 Mart’ta 100’ün altına indi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) 2. Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten de Türkiye’de vaka sayılarının düşmesine karşın ölümlerin hala sürdüğüne dikkat çekiyor. Ökten, hükümetin pandemi yönetim politikalarına değindi ve “Her ne kadar iktidar ve Sağlık Bakanlığı tarafından pandemi bitti gibi gösterilip veya yok sayılıyor ise de pandemi bitmedi, devam ediyor” dedi. İnsanların hala hastalandığına ve öldüğünü belirten Ökten, Türkiye ve dünyada aşılama oranlarının artırılması gerektiğini söyledi.
DSÖ Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, 17 Mart’ta yaptığı bir konuşmada, “Vakalardaki artış, bazı ülkelerde testlerin azaltılmasına rağmen gerçekleşiyor. Bu da gördüğümüz vakaların buzdağının sadece görünen kısmı olduğu anlamına geliyor” demişti.
Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, Covid-19’la mücadelede dünyada bir yöntem değişikliğine gidildiğine vurgu yapıyor. Kayıpmaz, pandeminin uzun sürmesinin “tedbirlerden yorulmaya ve tehlike algısının zayıflamasına” yol açtığını, bu nedenle de “dünyanın her yerinde normalleşmeye yönelik adımların atılması gerektiğini” söyledi. “Dünyada hastalıkla mücadelede toplumsal mücadeleden bireysel mücadele dönemine” geçildiğine vurgu yapan Kayıpmaz, bu dönemin en önemli koruyucusunun ise “aşı” olduğunu belirtti.
Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği’nden (KLİMİK) Prof. Dr. Bülent Ertuğrul ise “Pandemi bireylerin sorumluluğuna bırakılamaz” diyor. Ertuğrul, bulaşıcılığının yüksek olduğu bilinen Omicron varyantının hızla yayılması ile birlikte ekonomik sistemin durma noktasına geldiğini belirtti ve şu değerlendirmeyi yaptı:
“Tüm hasta insanların izolasyonları, karantina süreçleri, temaslıların karantina sürelerini eklediğiniz zaman sistem bir durma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bu birçok ülkenin, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika bakış açısından bahsediyorum, sistemin durma tehlikesiyle karşı karşıya kalması nedeniyle farklı bir bakış açısına doğru yönelmesine yol açtı. Sistem de kendiliğinden bir kontrol mekanizması geliştirdi. “Kapitalizm, Omicron’a yenildi. Tüm sağlık politikaları şu anda sistemin tıkanmamasına göre belirleniyor. Hükümetler ve sağlık otoriteleri halk sağlığını önceleyen politikaları uygulamaktan imtina ediyorlar.” Dünyada aşılamanın henüz yeterli oranda yapılmadığını belirten Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, hastalığın yayılmasıyla yeni varyantların çıkabileceğine vurgu yaptı: “Yeni varyantlarla birlikte pandeminin tekrar tekrar kendini yenileme olasılığı artacak. Bugüne kadar yaşadık. Bundan sonraki süreçte yenisiyle karşılaşmayacağımızın garantisi yok.”
Dünyada bugüne kadar 11 milyar doz aşı yapıldı. Türkiye’de hatırlama dozu ile birlikte toplam 146 milyon doz aşı yapıldı. İki doz aşısı yapılanların toplam nüfusa oranı yüzde 63 civarında. Hatırlatma dozu yapanların oranı ise daha düşük. TTB 2. Başkanı Ali İhsan Ökten, aşılama oranının düşük olduğunun altığını çizdi, “kapalı ortamlar en büyük tehlike” dedi. Ayrıca tedbirlerin bir süre daha devam ettirilmesi gerektiğini belirten Ökten, kapalı ortamlara girişlerde “aşı zorunluluğu” gibi tedbirlerin getirilmesi gerektiğini de söyledi. Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz ise “Şu anda kapalı alanlara girişte aşı kartı/aşı kimliği gibi uygulamalar gündemde değil” değerlendirmesini yaptı.
Not: Dünya ve Türkiye Covid-19 istatistiklerini Worldmeter sitesine göre vermeye devam ediyoruz. Her gün paylaştığımız veri bir gün önceye ait olup ülkelerin bildirimlerine göre şekilleniyor. Veriyi her gün sabit saatte (sabah 07.00-8.00) alıyoruz
Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…![]()